[BHA] Türk Eğitim Derneğinin düşünce kuruluşu TEDMEM, iklim değişikliğinin eğitime etkilerini değerlendiren ve yedi politika önerisi içeren bir rapor yayımladı.
TEDMEM’in “Yeşil Eğitim: Türkiye’de İklim Dirençli Bir Eğitim Sistemi İçin Değerlendirme ve Öneriler” başlıklı raporu, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) öncesinde hazırlandı. Raporda, aşırı sıcaklıklar, seller ve kuraklık gibi iklim kaynaklı olayların çocukların eğitim hakkını ve eğitimin sürekliliğini tehdit ettiği belirtildi.
Raporda yer alan verilere göre dünya genelinde yaklaşık 1 milyar çocuk, iklim ve çevre tehlikelerinin yoğun olduğu ülkelerde yaşıyor. 2024 yılında en az 18 ülkede iklim kaynaklı olaylar nedeniyle eğitime ara verildi. Bu olaylardan etkilenen öğrencilerin yüzde 74’ünün düşük ve alt-orta gelirli ülkelerde yaşadığı belirtilerek iklim değişikliğinin eğitimde fırsat eşitsizliğini derinleştirdiğine dikkat çekildi.
Eğitim sonuçlarını iyileştirmeye yönelik yatırımların 275 milyon çocuğun karşı karşıya olduğu iklim risklerini önemli ölçüde azaltabileceği ifade edildi. Lise düzeyinde iklim eğitiminin yaygınlaştırılmasının 2020-2050 döneminde yaklaşık 18,8 milyar ton karbon salımını önleme potansiyeli taşıdığı aktarıldı. Ayrıca bir yıllık ilave eğitimin iklim duyarlılığını ortalama yüzde 8,6 artırdığına ilişkin araştırma bulgusuna yer verildi.
Raporda Türkiye’nin küresel karbon salımlarında 15. sırada bulunduğu, çocukların iklim ve çevre tehlikelerine maruziyeti bakımından ise 163 ülke arasında 97. sırada yer aldığı belirtildi. Türkiye’nin 2053 Uzun Dönemli İklim Stratejisi’nde eğitimin, emisyonların azaltılması ve iklim değişikliğine uyum açısından ayrı bir sektör olarak tanımlanmadığına dikkat çekildi. 2025 yılında kabul edilen İklim Kanunu’nda da eğitime sınırlı düzeyde yer verildiği ifade edildi.
TEDMEM, okul altyapısı, öğretmen yetiştirme, öğretim programları ve finansman gibi alanların iklim politikalarına dahil edilmesi gerektiğini vurguladı.
Raporda, eğitim sisteminin iklim değişikliğine karşı güçlendirilmesi amacıyla çocukların eğitim hakkının korunması, eğitimin iklim mevzuatına dahil edilmesi, adil finansman sağlanması, okullarda temiz enerji kullanımının artırılması, yeşil okul standartlarının oluşturulması, öğretim programları ve öğretmen desteğinin güçlendirilmesi ile mesleki eğitimin yeşil dönüşüme hazırlanması önerileri sıralandı.
TEDMEM, Türkiye’nin COP31’e ev sahipliği yapmasının eğitim sisteminin iklim değişikliğine uyumunun güçlendirilmesi açısından önemli bir fırsat olduğunu belirtti. Raporda, konferansın sonuç belgelerinde eğitime yer verilmesi ve alınacak kararların somut politikalarla desteklenmesi gerektiği vurgulandı.