Akademisyen ve yazar Prof. Dr. Zakir Avşar, “Kardeşlik ufku ve biz…” başlıklı yazısında terörsüz Türkiye sürecinde gelinen noktanın “harika” olduğunu belirterek, manipülasyon ve dezenformasyon girişimlerine karşı uyarıda bulundu.
Akademisyen ve yazar Prof. Dr. Zakir Avşar, kaleme aldığı “Kardeşlik ufku ve biz…” başlıklı yazısında terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avşar, son iki yılda büyük mesafeler kaydedildiğini ifade etti.
Avşar, ❝Terörsüz Türkiye yolunda iki yıldır çok büyük mesafeler kaydediliyor. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Devlet Bahçeli bu konuda çok büyük inisiyatif aldılar. Gelinen nokta ise harika.❞ ifadelerini kullandı. Sürece yönelik eleştiri ve manipülasyon girişimlerinin olabileceğini ancak demokrasiyi, kardeşliği ve birlik beraberliği arzulayanların işin özüne odaklanması gerektiğini vurguladı.
Terörün modern devletlerin karşılaştığı en karmaşık güvenlik sorunlarından biri olduğunu belirten Avşar, etkilerinin can ve mal kayıplarıyla sınırlı kalmadığını, toplumsal güven duygusunu zedelediğini ve ekonomik kalkınmayı yavaşlattığını kaydetti. Kalıcı sonuçlar üretebilen yaklaşımların güvenlik tedbirlerini hukuki öngörülebilirlik, kurumsal koordinasyon ve toplumsal güvenle desteklemesi gerektiğini ifade etti. Hukuki düzenlemelerin belirli şartlara bağlanması ve kapsamının açık biçimde tanımlanmasının önem taşıdığını dile getirdi.
Avşar, şiddetin durmasının önemli bir aşama olduğunu ancak kalıcı istikrarın toplumun farklı kesimlerinde güven duygusunun yeniden güçlenmesiyle mümkün olacağını söyledi. Stratejik iletişimin belirleyici rolüne dikkati çeken Avşar, dijital çağda eksik bilgi ve kasıtlı dezenformasyonun kamuoyunun sağlıklı değerlendirme yapmasını zorlaştırabildiğini, bu nedenle doğru ve şeffaf bilgilendirmenin sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Medyanın da doğrulanmış bilgiler ışığında hareket etmesinin önemini vurguladı.
Güvenlik risklerinin azalmasının yatırım ortamından üretime, turizmden bölgesel kalkınmaya kadar pek çok alanda olumlu etkiler doğurma potansiyeline sahip olduğunu ifade eden Avşar, kaynakların eğitim, teknoloji ve altyapı alanlarına yönlendirilmesinin ülkenin rekabet gücünü artırabileceğini kaydetti. Terörden arınmış bir güvenlik ortamının devletlerin diplomatik hareket alanını genişletebileceğini, bölgesel iş birliklerini kolaylaştırabileceğini belirtti.
Toplumsal bütünleşme perspektifinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Avşar, kalıcı istikrarın toplumun farklı kesimlerindeki farklılıkların hukukun ortak paydası içinde yönetilebilmesini gerektirdiğini söyledi. Avşar, ❝Kalıcı güvenlik tehditlerin bertaraf edilmesiyle birlikte güvenin güçlendiği, hukukun öngörülebilir biçimde işlediği ve ortak gelecek fikrinin toplumsal karşılık bulduğu bir kamusal düzenin inşasıyla mümkün hâle gelir. Yapılan budur ve endişeye mahal yoktur…❞ ifadelerini kullandı.