AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman, PKK terörüyle mücadele kapsamında bugüne kadar 2 trilyon 300 milyar dolar harcandığını söyledi. Yayman, bu kaynağın terörle mücadeleye ayrılmaması halinde kişi başına düşen milli gelirin yaklaşık 30 bin dolar seviyesinde olabileceğini savundu.
Yayman, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi (HMKÜ) kampüsünde düzenlenen “Türkiye Yüzyılında Milli Dayanışma ve Kardeşlik Konferansı”na katıldı. Akademisyenler, öğrenciler, siyasetçiler ve vatandaşların ilgi gösterdiği programa HMKÜ Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, ilçe belediye başkanları ve kurum müdürleri de katıldı.
Programda konuşan Yayman, konferansa siyasetçi kimliğiyle değil, ömrünü okumaya ve yazmaya adamış, milletin meseleleriyle ilgilenen bir akademisyen olarak katıldığını ifade etti.
Terörsüz Türkiye meselesinin yalnızca bir güvenlik konusu olmadığını belirten Yayman, bunun aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşme, büyüme ve kalkınma meselesi olduğunu söyledi. PKK’nın Türkiye’ye karşı bir silah olarak kullanıldığını ifade eden Yayman, bunun ülkeye maddi ve manevi kayıplar yaşattığını dile getirdi.
Yayman, sürecin geçmişte de farklı dönemlerde gündeme geldiğini belirterek, eski başbakanlar Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Süleyman Demirel ile Cumhurbaşkanı Turgut Özal dönemlerinde de çeşitli arayışların olduğunu kaydetti. Yayman, ❝Bu mesele yaklaşık 50 yıldır Türkiye’nin gündemindedir. Başbakanlar, cumhurbaşkanları, genelkurmay başkanları, milli savunma bakanları değişmiştir ama bu mesele kalmıştır. İşte şimdi şartlar uygundur. Çözüme en yakın noktadayız❞ dedi.
Yayman, sürecin yaklaşık iki yıldır herhangi bir problem yaşanmadan ilerlediğini belirterek, üç önemli sigortasının bulunduğunu söyledi. Buna göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan birinci, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ikinci, Türkiye Büyük Millet Meclisi ise üçüncü sigorta olarak gösterildi.
Sürecin bundan sonraki aşamalarına ilişkin konuşan Yayman, silahların teslim edilmesi ve mağaraların boşaltılmasının ardından bunların Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit ve tespit edileceğini, ardından gerekli düzenlemelerin yapılacağını söyledi. Yayman, yol haritasına bağlı kalınmaması durumunda Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin gereken adımları atacağını vurguladı.
Yayman, ❝Silahlar teslim edilecek, mağaralar boşaltılacak, bu Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilecek, tespit edilecek ve buna ilişkin düzenlemeler yapılacaktır❞ diyerek, ❝Türkiye bir ve beraberdir. Hiç kimse bizim kardeşliğimizi, birliğimizi, beraberliğimizi bozamaz, bozmaya teşebbüs dahi edemez❞ ifadelerini kullandı.
Sürecin siyaset üstü bir mesele olduğunu ifade eden Yayman, Türkiye’nin kararlılığından kimsenin şüphe etmemesi gerektiğini belirterek, ❝Türkiye düne göre daha güçlüdür, yarın çok daha güçlü olacaktır❞ dedi.
Yayman, konuşmasının devamında sürecin Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmasıyla ilişkilendirilmesine tepki gösterdi. Bu yönde bir sürece destek olmadığını belirten Yayman, temel hedefin silahların bırakılması ve Türkiye’nin daha aydınlık bir geleceğe ilerlemesi olduğunu söyledi.
Yayman, ❝Bu sürecin adı Abdullah Öcalan’ın serbest kalması süreciyse sürece destek yoktur. Buna hiç kimse destek vermez, Türkiye Büyük Millet Meclisi de destek vermemiştir, vermez❞ şeklinde konuştu. Yayman, ❝Silahları sadece elden değil gönülden de zihinden de bırakmak lazım❞ diyerek, önümüzdeki günlerde daha fazla mağaranın boşaltıldığının ve daha fazla silahın teslim edildiğinin görüleceğini söyledi.
Konferansın ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Yayman, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerini sürdürdü.