Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun 12 Kasım 2011’de Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmada, mezarının açılmasıyla alınan örneklerde antimon maddesi saptandı. İncelemede mezar toprağında aynı maddeye rastlanmaması dikkat çekti.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla, Kozinoğlu’nun Ümraniye’deki mezarı 12 Eylül 2026’da adli tıp uzmanlarının gözetiminde açıldı. Mezardan kemik, saç, doku ve toprak örnekleri alınarak Adli Tıp Kurumuna gönderildi. Yapılan DNA incelemesinde, naaştan elde edilen örneklerle aile bireylerinden alınan örneklerin karşılaştırıldığı ve kimlik eşleşmesinin yüzde 99,99 olasılıkla doğrulandığı bildirildi.
Sabah gazetesinin ulaştığı 19 Ekim 2026 tarihli otopsi ve laboratuvar raporuna göre, Kozinoğlu’nun saç, tırnak, kemik ve doku örneklerinde antimon bulunurken, incelenen mezar toprağı örneklerinde aynı maddeye rastlanmadı. Bulgular, ölümde zehirlenme ihtimalinin araştırılması açısından önem taşıyor. Ancak mevcut inceleme sonuçları, ölümün zehirlenmeden kaynaklandığını veya üçüncü bir kişinin müdahalesi bulunduğunu henüz kesinleştirmiyor.
Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapora ilişkin aktarılan bilgilere göre, Kozinoğlu’nun mezarından alınan 36 ayrı numune üzerinde inceleme yapıldı. Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesinin analizlerinde antimon miktarının tırnak örneklerinde gram başına 7 bin 2 nanogram, saç örneklerinde ise 548 nanogram olduğu bildirildi. Aynı maddenin sabunlaşmış dokularda gram başına 720 nanogram, kemik örneklerinde ise 175 nanogram seviyesinde saptandığı belirtildi.
İncelenen yedi farklı mezar toprağı örneğinde antimon tespit edilmemesi, soruşturmadaki dikkat çekici bulgular arasında yer aldı. Örneklerde kurşun, nikel, arsenik ve kadmiyum gibi ağır metallerin de tespit edildiği, buna karşılık siyanür ve bazı diğer toksik maddelere yönelik incelemelerin negatif sonuçlandığı aktarıldı.
Antimon, yüksek miktarlarda maruz kalındığında kalp ve dolaşım sistemi başta olmak üzere farklı organlar üzerinde toksik etkilere yol açabilen bir element olarak biliniyor. Bununla birlikte, ölümden uzun süre sonra alınan örneklerde saptanan maddelerin kaynağının ve ölümle olası ilişkisinin belirlenmesi için ayrıntılı adli değerlendirme gerekiyor.
Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu Silivri 1 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011’de fenalaşmış, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. O dönemde yapılan ilk açıklamalarda ölüm nedeninin kalp krizi olduğu belirtilmişti. Aradan geçen yıllarda ölümün gerçekleşme koşullarına ilişkin iddialar gündeme gelmiş, 2026 yılında yeniden yürütülen soruşturmada cezaevindeki müdahale süreci ve olayın öncesindeki gelişmeler incelemeye alınmıştı.
Soruşturma kapsamında daha önce, aralarında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ve cezaevi savcısı Necip Doğan’ın da bulunduğu 9 şüpheli tutuklanmıştı. Eski MİT mensubu Enver Altaylı ile olay tarihinde cezaevinde görev yapan bazı kişiler hakkında da adli işlemler gerçekleştirilmiş, Kozinoğlu’nun koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ve Hasan Ataman Yıldırım hakkında adli kontrol tedbirleri uygulanmıştı. Soruşturmada, ölümünden önce kahve içtiği ve olay sonrasında kahve bardağının yıkandığı yönündeki iddialar da gündeme gelmişti. Söz konusu iddiaların ölümle bağlantısı konusunda kesinleşmiş bir adli tıp tespiti bulunmuyor.
Saç ve tırnak örneklerinde antimon tespit edilmesinin ardından, Kozinoğlu’nun ölümünde zehirlenme ihtimali üzerindeki incelemeler devam ediyor. Antimonun vücuda ne zaman ve hangi yolla girdiği, tespit edilen miktarların ölümle ilişkisinin bulunup bulunmadığı ve olayda üçüncü kişilerin müdahalesi olup olmadığı henüz kesinleşmedi.
Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulunca hazırlanacak nihai raporun, diğer delillerle birlikte değerlendirilerek Silivri Cumhuriyet Başsavcılığına sunulması bekleniyor. Soruşturma kapsamında cezaevine ait kamera kayıtları, 112 Acil Çağrı Merkezi görüşmeleri ve hastane belgelerinin de değerlendirmeye alındığı açıklanmıştı.