[BHA] Gaziantep’in Yavuzeli ilçesi yakınlarında Fırat Nehri ile Merzimen Çayı’nın birleştiği noktada yer alan Rumkale, doğal coğrafyası ve yüzyıllara dayanan mimarisiyle Güneydoğu Anadolu’nun dikkat çeken tarihî alanlarından biri olarak öne çıkıyor.
Fırat’ın sularının çevrelediği yüksek kayalıklar üzerinde uzanan taş surlar ve tarihî yapılar, kalenin geçmişten günümüze ulaşan görünümünü oluşturuyor. Birecik Barajı’nın su tutmasının ardından üç yanı sularla kuşatılan yapı, yarımada görünümü kazandı.
Gaziantep İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü verilerine göre kale, yaklaşık 120 metre genişliğinde ve 200 metre uzunluğunda bir alanı kaplıyor. Yapı, doğal kayalıkların yontulması ve üzerine kesme kalker taşlarıyla inşa edilen surlarla iki farklı savunma bölümünden meydana geliyor. Kuzey ve doğu surlarında yedi burç ile çok sayıda mazgal açıklığı bulunuyor.
Kalenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, güney yönünde ana kaya kütlesinin oyulmasıyla oluşturulan büyük hendek. 12. yüzyılda açılan yaklaşık 30 metre derinliğindeki ve 20 metre genişliğindeki hendek, kalenin karayla bağlantısını kesmek amacıyla düzenlendi. Kalenin doğu ve batı yönlerinde iki ana giriş hattı bulunuyordu; kara bağlantısında kullanılan tarihî köprüden günümüze yalnızca ayak kalıntıları ulaştı.
Kale içerisinde bulunan yaklaşık 75 metre derinliğindeki su kuyusu, Fırat Nehri’nden su sağlamak amacıyla oluşturuldu. Yaklaşık 8 metre genişliğindeki kuyunun iç yüzeyinde, kaya kütlesinin oyulmasıyla meydana getirilmiş sarmal biçimli bir merdiven yer alıyor. Tarihî anlatımlarda kuyunun gizli geçit olarak kullanıldığına ilişkin rivayetler de bulunuyor.
Tarih boyunca Şitamrat, Hromgla, Kal’at el Rum ve Kale-i Zerrin gibi farklı isimlerle anılan kale, 12. ve 13. yüzyıllarda Hristiyan topluluklar açısından önem kazandı. İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü kayıtlarına göre 1113 yılında Ermeni Katolikosluğu’nun merkezinin Rumkale’ye taşınmasıyla yapı, dinî ve idari faaliyetlerin yürütüldüğü bir yerleşim hâline geldi. Kalenin güney kesiminde yer alan ve 1173 yılına tarihlenen Aziz Nerses Kilisesi ile 13. yüzyılda yaptırılan Barşavma Manastırı günümüze ulaşan önemli kalıntılar arasında.
1279 yılında Memlüklerin kuşatmasına karşı direnen kale, 1292 yılında Memlük Sultanı Melik el-Eşref’in seferi sonucunda ele geçirildi ve Kal’at el Müslimin adıyla anılmaya başlandı. 1516 yılında Osmanlı hâkimiyetine giren Rumkale, Halep Eyaleti’ne bağlı Birecik Sancağı içerisinde yerleşim merkezi hâline geldi. 17. yüzyılda bölgeyi anlatan Evliya Çelebi, kalenin sağlam yapısından ve çevresindeki cami, han, hamam ve küçük çarşıdan söz etti.
2000 yılında Birecik Barajı’nın su tutmasıyla Fırat Vadisi’ndeki su seviyesi yükseldi ve kalenin üç yanı baraj gölüyle çevrildi. Günümüzde Gaziantep’in Kasaba köyü çevresinden ve Şanlıurfa’nın Halfeti ilçesinden düzenlenen tekne gezileriyle kalenin bulunduğu yarımada dışarıdan izlenebiliyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı müze kayıtlarında Rumkale Örenyeri’nin geçici olarak ziyarete kapalı olduğu belirtiliyor.