Ankara Kent Konseyi’nin (AKK) “Başkentin Ortak Akıl Platformu” serisi, “Ankara’ya İz Bırakanlar” başlığı altında II. TBMM Binası Cumhuriyet Müzesi’ni konu aldı. 1924-1960 yılları arasında Meclis olarak kullanılan yapı, 1981’den bu yana müze olarak ziyaretçi ağırlıyor.
Ankara Kent Konseyi’nin ilgiyle takip edilen serisi, kentin tarihsel hafızasına ışık tutmaya devam ediyor. Serinin yeni bölümünde, Ankara’nın Ulus semtinde yer alan ve bugün Cumhuriyet Müzesi olarak hizmet veren II. TBMM Binası ele alındı. Yapı, yalnızca mimari bir eser olarak değil, Cumhuriyet’in kurumsallaşma sürecine tanıklık eden bir hafıza mekânı olarak değerlendiriliyor.
Seride, 29 Ekim 1923’te Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen anayasa değişikliğiyle Cumhuriyet’in yönetim biçimi olarak belirlendiği ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yeni yönetimin Cumhurbaşkanı seçildiği hatırlatılıyor. Bu kararın alındığı I. TBMM Binası’nın ardından, Cumhuriyet’in gelişim sürecinde II. TBMM Binası’nın önemli bir sorumluluk üstlendiği vurgulanıyor.
Mimar Vedat Tek tarafından tasarlanan ve başlangıçta Cumhuriyet Halk Fırkası binası olarak planlanan yapı, 18 Ekim 1924 tarihinde açıldı. Bina, 1924 ile 1960 yılları arasında Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak görev yaptı. Bu dönemde yalnızca yasaların görüşüldüğü bir yer olmayan yapı, Cumhuriyet’in kurumsallaşmasına yön veren kararlara da ev sahipliği yaptı. Atatürk ilke ve devrimlerinin hayata geçirildiği, toplumsal ve hukuksal dönüşümlerin yaşandığı yıllara tanıklık eden bina, Türkiye’nin çok partili siyasal hayata geçişine ve 1950 seçimlerinin ardından gerçekleşen iktidar değişimine de sahne oldu.
Seride, II. TBMM Binası kürsüsünden yükselen en önemli sesin Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sesi olduğu belirtiliyor. Atatürk, 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Cumhuriyet Halk Fırkası’nın İkinci Büyük Kurultayı’nda Büyük Nutuk’u okuyarak Millî Mücadele’den Cumhuriyet’e uzanan süreci bu kürsüden anlattı. Altı gün süren bu anlatının, geçmişin bir değerlendirmesi olmasının yanı sıra Cumhuriyet’in gelecek nesillerine bir miras niteliği taşıdığı ifade ediliyor.
Tarihi yapı, 30 Ekim 1981 tarihinden itibaren Cumhuriyet Müzesi olarak ziyaretçilerini ağırlıyor. Müzede bir dönem milletvekillerinin oturduğu koltuklar, kararların yankılandığı duvarlar ve konuşmaların yapıldığı kürsü, ziyaretçilere tarihsel süreci yeniden deneyimleme imkânı sunuyor.
Seride, Cumhuriyet’in 103. yılında Ulus’taki bu tarihi binaya bakıldığında yalnızca bir mimari eserin değil, bir milletin bağımsızlık mücadelesinin ve kendi iradesine egemen olmasının görüldüğü belirtiliyor. Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, silah arkadaşları ve Millî Mücadele’nin kahramanları saygı ve minnetle anılıyor.