Sinop’un Boyabat ilçesindeki Boyabat Kalesi, Gökırmak Vadisi’ne hâkim konumu ve farklı medeniyetlerden izler taşıyan surlarıyla dikkat çekiyor.
İlçe merkezine hâkim iki kayalık tepeden biri üzerine kurulan kale, sarp yamaçlarla çevrili. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Portalı’nda Sinop Müzesi kaynak gösterilerek yayımlanan bilgilere göre kalenin eski temelleri, MÖ 6. yüzyılın başlarında Paflagonyalılar döneminde atıldı. Bölgenin farklı medeniyetlerin hâkimiyetine girmesiyle kale çeşitli dönemlerde kullanıldı ve yeniden şekillendirildi.
Yapının eski temellerinde ve iç surlarının bazı bölümlerinde Roma ve Bizans dönemlerine ait izlere rastlanıyor. Kalede Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerine ait buluntular da bulunuyor. Bugün görülen surlar, burçlar ve kullanılan yapı malzemeleri ise büyük ölçüde Osmanlı dönemi kale mimarisinin özelliklerini taşıyor. Bu nedenle Boyabat Kalesi, tarihî gelişimi bakımından eski ve yeni kale olmak üzere iki bölümde değerlendiriliyor.
Kalenin en belirgin özelliklerinden biri, inşa edildiği kayalık arazinin doğal biçiminin korunarak yapının buna uygun şekilde oluşturulması. Surlar, kayaların uzanışını takip ederek sarp tepenin çevresini kuşatıyor. Savunma duvarları arasında farklı büyüklüklerde dikdörtgen ve yuvarlak kuleler bulunuyor. Kulelerin iç bölümlerinde üst katlara ulaşmayı sağlayan merdivenler yer alırken kaleye giriş, güneydoğu köşesindeki büyük yuvarlak kulenin yanındaki küçük kapıdan sağlanıyor. Kültür Portalı’nın kültür envanterine göre surlar, farklı kalınlıklarda iri moloz taşlar kullanılarak inşa edildi; duvar örgüsünde ahşap hatıllarla desteklenen bölümler de bulunuyor.
Ulaşılması daha kolay olan doğu cephesinde savunma duvarları daha kalın tutulurken sarp uçurumlarla çevrili batı, kuzey ve güney kesimlerinde doğal kayalıklar savunma sisteminin bir parçası olarak kullanıldı. Kale, yüksek surlarının yanı sıra kayalık arazinin içerisinde oluşturulan geçitleriyle de dikkat çekiyor. Güneydoğudaki giriş kapısından geçildiğinde dar bir koridor aracılığıyla kalenin geniş avlusuna ulaşılıyor. Doğal yapısı nedeniyle engebeli olan avlu, kuzey yönünde bir duvarla ayrılan daha küçük bir bölüme açılıyor. Kalenin kuzeyindeki küçük avlunun doğu tarafında ise yer altına uzanan bir tünelin girişi bulunuyor. Kültür Portalı’nın resmî envanter kayıtlarına göre tünel, dere yönüne doğru dik biçimde alçalıyor.
Kültür Portalı’nın envanterinde yapı, gözlem ve son savunma kalesi olarak tanımlanıyor. Kalenin sarp bir kayalık üzerine kurulması, çevredeki yerleşimlerin ve vadi boyunca uzanan geçiş alanlarının gözetlenmesine elverişli bir konum sağlıyor. Günümüzde ise kalenin bulunduğu noktadan Boyabat’ın yerleşim dokusu, çevredeki dağlar ve Gökırmak Vadisi’nin geniş bir bölümü izlenebiliyor. Kale, 23 Ekim 1987 tarihli kararla tescillenen taşınmaz kültür varlıkları arasında bulunuyor. Paflagonya dönemine uzanan temelleri, Roma ve Bizans izleri ile Osmanlı döneminin mimari özelliklerini taşıyan surları, yapının yüzyıllar boyunca geçirdiği değişimi yansıtıyor.