Türk dünyasının ortak tarihini, kültürünü ve insan hikâyelerini sinema aracılığıyla gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan 11. Türk Dünyası Belgesel Film Festivali, Ankara’da başladı.
Festival kapsamında finalist film gösterimleri 7, 8 ve 9 Ekim tarihlerinde Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi, Başkent Üniversitesi ve TÜRKSOY Genel Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak. Festivalin gala ve ödül töreni ise 9 Ekim 2026 Cuma günü Keçiören Belediyesi’nin ev sahipliğinde Yunus Emre Kültür Merkezi’nde düzenlenecek.
Basın toplantısında konuşan Festival Düzenleme Kurulu Başkanı Menderes Demir, festivale 350 film başvurusu yapıldığını ve değerlendirmeler sonucunda 136 filmin yarışmaya kabul edildiğini belirtti. Demir, yarışmanın Uzun Metraj, Kısa Metraj, Öğrenci Filmleri ve Yapay Zekâ Destekli Belgesel Film kategorilerinde gerçekleştirileceğini ifade ederek, ödüllerin gala töreninde sahiplerini bulacağını söyledi.
Bu yılki festivalin en dikkat çekici yeniliklerinden biri, Yapay Zekâ Destekli Belgesel Film kategorisinin yarışma programına dahil edilmesi oldu. Sinema sektöründeki teknolojik gelişmelere paralel olarak oluşturulan bu kategoride, yapay zeka teknolojileriyle hazırlanan belgesel çalışmalar jüri tarafından değerlendiriliyor.
Festival kapsamında ayrıca Türk Dünyası Genç Sinemacılar Buluşması da düzenleniyor. Farklı Türk Cumhuriyetleri ve topluluklarından genç sinemacıların katıldığı programda, film projeleri, sinema deneyimleri ve ülke sinema kültürleri üzerine söyleşiler yapılıyor. Atölye çalışmaları, paneller, film gösterimleri ve kültürel geziler de genç sinemacıların etkileşimini artırıyor.
Festival, yalnızca bir yarışma ve ödül organizasyonu olmanın ötesinde, Türk dünyası sinemacıları arasındaki kültürel ve mesleki bağları güçlendirmeyi hedefliyor. Farklı ülkelerden genç ve deneyimli sinemacıların bir araya gelmesiyle yeni ortak yapımların ve uluslararası iş birliklerinin önünün açılması amaçlanıyor.
Festivalde dereceye giren filmler, “10 Ülke, 10 Şehir, 1 Festival” anlayışıyla Türk dünyasının farklı bölgelerinde izleyiciyle buluşturulacak. Bu sayede Ankara’da ödüllendirilen eserlerin daha geniş kitlelere ulaşması ve Türk dünyası sineması arasında kalıcı bir kültürel iletişim ağı kurulması hedefleniyor.