4 Ocak, Türkiye madencilik ve sanayi sektörünün mücadelesinde bir dönüm noktası olarak anılıyor.
Maden işçileri, MTA çalışanları ve Zonguldak bölgesi halkının üretim kültürünü koruma amacıyla verdiği mücadeleler, 4 Ocak tarihi üzerinden hatırlanmaktadır. Bu eylemler dizisi, 30 Kasım 1990’da başlayan grevin ardından 4 Ocak 1991’de Zonguldak halkının Ankara’ya yürümesiyle zirveye ulaşmıştır.
4-8 Ocak 1991 tarihlerinde gerçekleşen Ankara Yürüyüşü, yaklaşık 150 bin kişinin katılımıyla hem ulusal hem de uluslararası işçi sınıfı mücadeleleri tarihinde önemli bir yer edinmiştir. Katılımcılar, kar ve kış koşullarına rağmen büyük bir kararlılık sergileyerek taleplerini dile getirmiş ve Mengen’deki barikat önünden dünyaya seslerini duyurmuştur.
Bu eylemlerin, Türkiye demokrasi mücadelesine önemli bir katkı sağladığı ve maden işçilerine haklı mücadelelerinden güç aldığı ifade edilmektedir. Bu büyük organizasyonun başarısının, dönemin sendikacı liderleri ve bölge halkının üretim, madencilik ve mücadele kültürü sayesinde mümkün olduğu belirtilmiştir.
Maden sektörüne yönelik tehditler karşısında benzer mücadele ruhu daha sonraki yıllarda da ortaya çıkmıştır. 1994’teki 5 Nisan Kararları’na karşı bölge halkının direnişi, 2016’da Türkiye Taşkömürü Kurumu’nun (TTK) bazı müesseselerinin özelleştirme girişimlerine karşı verilen tepki ve 2017’deki kitlesel basın açıklamaları bu dayanışmaya örnektir.
2017 yılında TTK maden sahalarının bölünerek özelleştirilmesine yönelik yasa girişimine karşı madencilerin ocaktan çıkmama eylemleriyle başarı elde edildiği vurgulanmıştır. Ayrıca, 2024 yılında gündeme gelen ve kamu kurumlarını hedef alan KİT Reformu çalışmasına karşı da birlik ve dayanışma gösterilerek tepki konulduğu ve bu çalışmanın yeniden gündeme gelmesi halinde mücadelenin devam edeceği ifade edilmiştir.
Mevcut durumda maden ocaklarının, demir-çelik fabrikalarının ve MTA’nın ayakta kalmasının, geçmişte verilen mücadeleler sayesinde sağlandığı belirtilmiştir. Bölgedeki Zonguldak Taşkömürü Havzası’nın sanayi ve enerji sektörü için önemine dikkat çekilmiş; TTK, TKİ ve MTA gibi kurumların korunması ve yeraltı kaynaklarının ekonomiye kazandırılması gerektiği vurgulanmıştır.
Açıklamada, 1990’daki grev ve 1991’deki Büyük Yürüyüşün öncüsü olan merhum Genel Başkan Şemsi Denizer ve sendika yöneticileri saygıyla anılmış; mücadele geleneğini sürdüren maden işçilerine ve demokrasi güçlerine selam gönderilmiştir.