Diyarbakır’daki Dicle Üniversitesi yerleşkesinde bulunan Kabaklı Göleti’nde iklim değişikliği ve buharlaşma nedeniyle su seviyesinin düşmesi, bölgedeki yaban hayatını olumsuz etkiledi.
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından 1990 yılında sulama amacıyla inşa edilen 25 hektarlık Kabaklı Göleti, 425 bin metreküp su toplama kapasitesine sahip bulunuyor. Son 10 yıl içinde mevsimsel yağışlardaki azalma, artan buharlaşma ve iklim değişikliği etkileri sebebiyle göletteki su seviyesinde olağan dışı bir düşüş yaşandığı rapor edildi.
Su çekilmesi sonucu gölet alanı daralırken, bu durum su kaplumbağası başta olmak üzere bölgedeki birçok türün yaşam alanını olumsuz etkiledi. Kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olan gölet tabanında besin arayan kuşların havadan görüntülendiği ve bu görüntülerin yaşanan çekilmenin boyutunu ortaya koyduğu belirtildi.
Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Zooloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Karakaş, bölgede yürüttüğü akademik gözlemler ışığında, yapay sulak alanların karasal iklime sahip Diyarbakır gibi bölgelerde yaban hayatı için kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.
Prof. Dr. Karakaş, Kabaklı Göleti’nin kurulduğu günden bu yana kuş türleri için önemli bir yaşam alanı olduğunu belirtti. Geçmiş yıllarda yapılan çalışmalarda alanda 109 farklı kuş türünün tespit edildiğini, bu türler arasında küresel ölçekte nesli tehlike altında olan dikkuyruk ve elmabaş patka gibi ördek türlerinin de bulunduğunu aktardı.
Karakaş, küresel ısınma ve kuraklığın sulak alanların yapısını bozduğunu ve su oranındaki azalmanın doğrudan canlı türlerinin sayısında düşüşe yol açtığını vurguladı. Araştırmacı, son 10 yılda gölet alanının yaklaşık yüzde 90’ının yitirildiğini ve bu durumun ekosistemde ciddi bozulmalara neden olduğunu belirtti.
Geçmiş yıllarda gözlemlenen 109 tür sayısına bugün ulaşmanın mümkün olmadığını dile getiren Karakaş, bu tür özel habitatların yok olması halinde bölgeye özgü türlerin tamamen kaybolma riskiyle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.
Ayrıca iklim değişikliğinin, bazı türlerin göç ve yaşam döngülerinde de değişimlere yol açtığını, daha önce kış aylarında görülen bazı türlerin artık ilkbahar ve yaz dönemlerinde de gözlemlendiğini ekledi.
Dicle Üniversitesi’nin türleri korumaya yönelik eylem planları yürüttüğünü belirten Karakaş, alınabilecek önlemler arasında sulama yöntemlerinin değiştirilmesinin önem taşıdığını ifade etti. ❝Bilinçsiz salma sulama yerine damlama ve yağmurlama sistemlerinin tercih edilmesi gerekiyor❞ şeklinde konuştu.