[BHA] OSTİM Teknik Üniversitesi tarafından hazırlanan ve uluslararası Energy Policy dergisinde yayımlanan araştırma, Türkiye ile Güney Kore’nin yaklaşık 70 yıllık nükleer enerji politikalarını karşılaştırdı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Güney Kore ziyareti gündemiyle iki ülke arasındaki nükleer enerji ve teknoloji iş birliği olanakları yeniden gündeme geldi. OSTİM Teknik Üniversitesi, Güney Kore ile geliştirilecek nükleer teknoloji iş birliğinin Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin yanı sıra yerli sanayisinin güçlendirilmesi ve teknolojik bağımsızlığının artırılması açısından önem taşıdığını belirtti.
Prof. Dr. Murat Yülek, Dr. Büşra Ağan Çelik, Dr. Serdar Çelik ve Prof. Dr. G. Gürcan Yülek tarafından hazırlanan çalışma, Türkiye ile Güney Kore’nin 1958’den bu yana yürüttüğü nükleer enerji programlarını karşılaştırmalı olarak inceliyor. Araştırmada, iki ülkenin benzer dönemlerde nükleer enerji alanına yönelmesine rağmen teknoloji geliştirme ve sanayileşme bakımından farklı aşamalara ulaştığına dikkat çekiliyor.
Güney Kore’nin başlangıçta yurt dışından temin ettiği nükleer teknolojiyi uzun vadeli devlet politikaları, aşamalı yerlileştirme çalışmaları ve mühendislik yatırımlarıyla geliştirdiği belirtiliyor. Bu süreçte yerli tedarikçi ağlarını da güçlendiren Güney Kore’nin zamanla kendi reaktör tasarımlarını geliştirebilen ve başka ülkelere nükleer santral ihraç edebilen bir konuma ulaştığı ifade ediliyor. Türkiye’nin ise Akkuyu Nükleer Güç Santrali gibi yabancı teknoloji ve işletme modeline dayanan projeler üzerinden ilerlediği kaydediliyor.
Araştırmada, Türkiye’nin nükleer enerji alanında ilerleme sağlayabilmesi için yalnızca santral inşasına odaklanmasının yeterli olmadığına işaret ediliyor. Nükleer yatırımların teknoloji öğrenme ve geliştirme süreçlerine dönüştürülmesi gerektiği belirtilen çalışmada; yerli firmaların tedarik zincirine katılması, nitelikli mühendislik kapasitesinin artırılması ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi öneriliyor.
İki ülke arasındaki farklılaşmanın nedenleri arasında sanayi politikalarının sürekliliği, teknoloji transferinin niteliği ve yerli üreticilerin projelere katılım düzeyi gösteriliyor. Çalışmada Türkiye’nin uzun vadede kendi reaktör teknolojisini geliştirebilen, uluslararası pazarda rekabet edebilen ve teknoloji ihraç edebilen bir nükleer sanayi yapısı oluşturmasının önemine dikkat çekiliyor.
OSTİM Teknik Üniversitesinin değerlendirmesinde, nükleer enerjinin yalnızca elektrik üretimi açısından değil, ileri mühendislik ve yüksek katma değerli sanayi üretimi bakımından da ele alınması gerektiği vurgulandı. Güney Kore ile geliştirilecek iş birliğinin teknoloji transferi, yerli üretim kapasitesi ve insan kaynağının geliştirilmesi açısından Türkiye’ye fırsatlar sunabileceği belirtildi.
OSTİM Teknik Üniversitesi Mütevelli Heyet Üyesi Nurettin Özdebir, Türkiye’nin toryum potansiyeline dikkat çekerek nükleer teknolojilerin geliştirilmesinde yerli bilgi birikiminden yararlanılmasının önemini vurguladı. Mütevelli Heyet Başkanı ve OSTİM Organize Sanayi Bölgesi Başkanı Orhan Aydın ise OSTİM’in sanayi altyapısı, teknoloji üretim kapasitesi ve bünyesindeki firmalarla nükleer teknoloji çalışmalarına katkı sunabilecek imkânlara sahip olduğunu belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Güney Kore ziyaretini iki ülke arasındaki teknolojik iş birlikleri açısından önemli bulduğunu ifade etti.
OSTİM Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Yülek, akademik araştırmanın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Güney Kore ziyaretiyle aynı döneme denk gelmesinin önemine işaret etti. Güney Kore ile geliştirilecek nükleer enerji iş birliğinin Türkiye’nin teknolojik kapasitesini güçlendirebileceğini belirten Yülek, üniversitenin akademik birikimiyle bu süreçte görev almaya hazır olduğunu ifade etti.