Pasifik Holding, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında üç ana ortağı hakkında alınan tedbir kararlarının kapsamının açıklığa kavuşturulması ve kaldırılması amacıyla 28 Ekim 2026 tarihinde hukuki itiraz başvurusunda bulundu.
Holding tarafından yapılan yazılı açıklamada, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 27 Ekim 2026 tarih ve 2026/77 sayılı bülteninde Pasifik Eurasia Lojistik Dış Ticaret A.Ş. (PASEU) payları hakkında suç duyurusunda bulunulduğu hatırlatıldı. Açıklamada, suç duyurusu kapsamında şirketin üç ana ortağı Fatih Erdoğan, Mehmet Erdoğan ve Abdulkerim Fırat’ın yer almadığı belirtildi.
Holding, SPK’nın delilleri yeniden değerlendirerek ortakları hakkındaki söz konusu tedbirlerin kaldırılmasına karar verdiğini duyurdu. Açıklamada, 27 Eylül 2026 tarihinde kamuoyu ve yatırımcılara yapılan duyuruda ifade edildiği üzere, Pasifik Grubu ortaklarının ve iştiraklerinin sermaye piyasası mevzuatına aykırı herhangi bir işlemi olmadığı ifade edildi.
Holding açıklamasında, TEFAS’a açık veya kapalı şekilde yatırımcılara pazarlanan fonlarla hiçbir alım satım işlemi gerçekleştirilmediğini, bu fonlara herhangi bir hisse satışı veya PASEU hissesi satışı yapılmadığını belirtti. Kamuoyunda sorunlu fonlar olarak anılan bazı fonlarda PASEU hissesi yoğunlaşması nedeniyle ilgili kurumlarca inceleme yürütüldüğü aktarıldı.
Şirket, bu incelemede ele alınan konunun PASEU hissesiyle ilgili kanunlara ve mevzuata aykırı bir işlem olup olmadığı, varsa bu işlemleri kimlerin gerçekleştirdiği olduğunu kaydetti. 27 Ekim 2026 tarihli SPK bülteninin, söz konusu işlemlerde grubun ortaklarının, yöneticilerinin ve şirketlerinin hiçbir dahli olmadığını teyit ettiği belirtildi.
Pasifik Holding, bünyesinde 5’i halka açık 65 şirket bulunduğunu, savunma sanayisinden uluslararası demiryolu lojistiğine, inşaat ve gayrimenkulden bilişim teknolojilerine, imalat sanayisinden enerji yatırımlarına kadar farklı sektörlerde faaliyet gösterdiğini belirtti. Açıklamada, grubun binlerce çalışanı ve yüz binlerce yatırımcısı bulunduğu vurgulanarak, kamuoyu ve medyadan yapılan yorumlarda hassasiyet gösterilmesi istendi.