Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cemil Aydın, MR füzyon biyopsi yönteminin prostat kanseri tanısında hedefe yönelik doku örneği alınmasına imkan tanıdığını belirtti. Yöntem, MR ve ultrason görüntülerini birleştirerek şüpheli alanları daha hassas bir şekilde değerlendiriyor.
VM Medical Park Samsun Hastanesi Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Cemil Aydın, prostat kanseri teşhisinde kullanılan MR füzyon biyopsi yöntemi hakkında önemli bilgiler verdi. Prof. Dr. Aydın, bu yöntemin, manyetik rezonans (MR) görüntüleri ile ultrason görüntülerini entegre ederek prostatta belirlenen şüpheli alanlardan hedefe yönelik doku örneği alınmasını sağladığını ifade etti.
Yöntemin etkinliğinin, işlem öncesi yapılan görüntülemeye dayandığını vurgulayan Prof. Dr. Aydın, “Multiparametrik prostat MR’ı ile prostat dokusundaki şüpheli alanları değerlendiriyoruz. MR füzyon biyopside bu görüntüleri, işlem sırasında elde ettiğimiz ultrason görüntüleriyle eşleştiriyoruz. Bu sayede MR’da gördüğümüz şüpheli bölgelere yönelerek doku örneği alabiliyoruz. Alınan örnekler daha sonra patolojik olarak inceleniyor,” dedi.
Biyopsi yönteminin hastanın özel bulgularına göre planlandığını belirten Prof. Dr. Aydın, “MR füzyon biyopsi, standart örneklemede gözden kaçabilecek bazı şüpheli odakların değerlendirilmesine katkı sağlayabiliyor. Hastanın durumuna göre yalnızca MR’da belirlenen alanlardan değil, prostatın farklı bölgelerinden de örnek almak gerekebiliyor. Hedefe yönelik biyopsi ile sistematik örneklemeyi birlikte uygulayabiliyoruz,” diye konuştu.
Tanı sürecinde tek bir bulguya dayanarak karar verilmemesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Aydın, “PSA değerinin yüksek olması ya da MR’da şüpheli bir alan görülmesi, tek başına prostat kanseri tanısı koydurmaz. PSA değerini, muayene bulgularını, MR sonuçlarını, aile öyküsünü ve hastanın diğer risklerini birlikte değerlendiriyoruz. Biyopsi gerekliliğine bu değerlendirme sonucunda karar veriyoruz. Kesin tanı ise alınan doku örneklerinin patolojik incelemesiyle konuluyor,” ifadelerini kullandı.