Uzm. Diyetisyen Eda Serçe, diyet yapamamanın temel nedeninin diyetin kendisi değil, bu sürece dair algı olduğunu belirtti.
Uzm. Diyetisyen Eda Serçe, pek çok kişinin hala diyet denildiğinde yasak listeleri, katı öğün saatleri ve kısa sürede pes edilen süreçleri akla getirdiğini ifade etti. Serçe’ye göre, diyet sürecinin başarısızlıkla sonuçlanmasının ana nedeni, uygulamaların kendisi değil, diyeti geçmişteki standart algıyla değerlendirmekten kaynaklanmaktadır.
Geleneksel diyet yaklaşımlarında kişisel farklılıkların göz ardı edildiğini belirten Serçe, standart listelerin kişinin çalışma saatlerini, sosyal hayatını veya psikolojisini hesaba katmadığını vurguladı. Bu durumun diyeti sürdürülemez kıldığını ve motivasyon kaybına yol açtığını ekledi.
Günümüzdeki diyet danışmanlık hizmetlerinin bu standartlardan uzaklaştığını belirten Serçe, artık programların kişinin yaşam şartlarına, iş temposuna ve hatta uyku düzenine göre özel olarak planlandığını kaydetti. Amaç, kişinin hayatını diyete adapte etmesi değil, diyetin kişinin günlük yaşamına uyum sağlaması olarak tanımlanmaktadır.
Saat odaklı yaklaşımların yerini, besin grubu dengesi bilincinin aldığını ifade eden Serçe, bireyin karbonhidrat, protein ve yağ dengesini öğrendiğinde farklı saatlerde de sağlıklı tercihler yapabildiğini söyledi. Bu durumun diyeti bir zorunluluk olmaktan çıkarıp yaşamın doğal bir parçası haline getirdiğini belirtti.
Modern diyet danışmanlığının sadece kilo verme listeleri sunmak yerine, aktif bir beslenme eğitimi içeriğine odaklandığını belirten Serçe, danışanların neyi neden tükettiklerini öğrenme fırsatı bulduğunu dile getirdi. Diyetin bir yasaklar listesi olmaktan çıkıp, dışarıda yemek yeme gibi durumlarda denge kurmayı deneyimlemeyi sağlayan bir eğitim süreci olduğunu vurguladı.
Sonuç olarak, diyet yapamamanın sebebinin irade eksikliği değil, diyete dair eski ve katı inançlar olduğunu ifade eden Serçe, esnek ve bilinçli bir yaklaşımla diyetin yaşam kalitesini artıran bir alışkanlığa dönüşebileceğini sözlerine ekledi.