Prof. Dr. Kamer, son yıllarda gençleri sanal ortamda zararlı alışkanlıklara yönlendiren internet sitelerinin artışına dikkat çekerek, özellikle dijitalleşme ve salgın sürecinde kumar bağımlılığının yaygınlaştığını belirtti.
Ankara’dan yapılan açıklamaya göre, Prof. Dr. Kamer, gençlerin sanal ortamlarda kumar bağımlılığı gibi zararlı alışkanlıklara yönlendirilmesinin giderek yaygınlaştığını ifade etti. Bu durumun, dijitalleşme süreci ve özellikle salgın döneminde dijital araçların bilinçsiz kullanımıyla hız kazandığı belirtildi.
Prof. Dr. Kamer, kumar endüstrisinin sosyal medyayı yoğun şekilde kullanarak gençleri reklamlar ve sponsorluk anlaşmaları aracılığıyla bahis sitelerine çektiğini vurguladı. Bahis uygulamalarının oyun gibi sunulmasıyla kumarın masum bir eğlence algısıyla özdeşleştirildiğini ve bağımlılığı artıran unsurların bilinçli olarak bu platformlara yerleştirildiğini aktardı.
Yapay zeka teknolojilerinin bu sistemleri daha da geliştirdiğini dile getiren Kamer, çocukların hangi saatlerde hangi oyunları oynadığının ve oyun geçmişlerinin algoritmalarla takip edildiğini belirtti. Bahis sitelerine daha az giren kullanıcıların bonus, hediye veya kayıpları telafi etme vaatleriyle daha fazla vakit geçirmeye teşvik edildiği açıklandı.
Sanal kumarın küresel bir sorun haline geldiğini kaydeden Kamer, oyun kavramının masum bir algı yarattığını ancak asıl hedefin gençler olduğunu ifade etti. Oyun gibi görünen bazı bahis sitelerinin yurt dışında kapatıldığına işaret eden Kamer, Türkiye’de de bu alanda denetim ve engelleme çalışmalarının aktif olarak sürdüğünü aktardı.
Sosyal medyada denetimsiz yayımlanan reklamların büyük risk oluşturduğunu belirten Kamer, sponsorluk anlaşmaları yoluyla bahis sitelerinin yasal bir algı yaratabildiğini söyledi. Bu nedenle dijital platformlardaki reklamların sınırlandırılmasının kritik önem taşıdığına değindi.
Ailelerin de bu süreçte önemli sorumlulukları olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kamer, çocukların oynadığı oyunların ve ziyaret ettikleri sitelerin yakından takip edilmesi gerektiğini belirtti. Sanal kumarla mücadelenin geleceği ilgilendiren bir güvenlik meselesi olduğuna dikkat çekerek, bu alanda önleyici çalışmaların ve dijital farkındalığın artırılmasının hayati önem taşıdığını sözlerine ekledi.