Isparta Davraz Kayak Merkezi, yanlış yönetim modeli ve yetki karmaşası nedeniyle beklenen kış turizmi potansiyelini yakalayamıyor.
Isparta’nın önemli kış turizmi markası olan Davraz Kayak Merkezi, yönetim modeli sorunları ve yetki karmaşası nedeniyle hedeflenen turizm hareketliliğini sağlayamıyor.
Sektör temsilcileri, Davraz gibi kritik bir turizm alanında söz sahibi olması gereken aktörlerin, sahada doğrudan deneyime sahip ve yatırım yapan özel işletmeler olması gerektiğini belirtiyor.
Davraz’da faaliyet gösteren özel işletmelerin bilgi birikimi ve tanıtım kabiliyeti göz ardı edilirken, geniş kitlelere yönelik organizasyonlar ve tanıtım etkinlikleri bürokratik engeller sebebiyle hayata geçirilemiyor. Bu durumun, hem Davraz’ın marka değerini hem de Isparta’nın turizm gelirlerini olumsuz etkilediği ifade ediliyor.
Türkiye’deki diğer küçük ölçekli kayak merkezlerinin suni karlama sistemlerine yatırım yaparak sezonu zamanında açmasına karşın, Davraz Kayak Merkezi’nde sezon sonuna gelinmesine rağmen istenilen düzeyde faaliyet başlatılamadığı rapor ediliyor. Merkezdeki yalnızca iki adet suni karlama makinesiyle yürütülen çalışmaların yetersiz kaldığı ve kalıcı çözüm için somut bir yatırım girişiminin bulunmadığı bilgisi paylaşılıyor.
Özellikle İl Özel İdaresi yönetimine yönelik eleştiriler yoğunlaşıyor. Kamuoyunda, İl Özel İdaresi’ni yöneten Abdullah Çelik’in yönetim anlayışının, Davraz Kayak Merkezi başta olmak üzere Isparta turizmine kayıplara neden olduğu yönünde güçlü bir kanaat oluştuğu dile getiriliyor.
Sektör temsilcileri, turizm başarısının misafire değer vermek, güçlü tanıtım ve doğru aktörlerin sürece dahil edilmesinden geçtiğine dikkat çekiyor. Davraz Kayak Merkezi’nin mevcut yapıyla zaman kaybettiğini vurgulayan çevreler, Isparta’nın kaybı telafi etmesi için özel işletmelerin önünü açacak, İl Özel İdaresi’nin ise denetimle sınırlı kalacağı yeni bir yönetim modeline acil ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Mevcut vekâleten yürütülen İl Özel İdaresi yönetiminin, liyakat sahibi bir bürokrat tarafından yürütülmesi durumunda memlekete fayda sağlayacağı, mevcut durumdaki yöneticilerin ise yalnızca kurumsal çizginin muhafaza edilmesiyle mesailerini doldurduğu görüşü ifade ediliyor.