Antalya’da 1 Ağustos’ta 103 bin 200 yabancı ziyaretçiyle yılın günlük giriş rekoru kırıldı. Ocak-temmuz döneminde kente gelen yabancı turist sayısı 8 milyon 359 bine ulaşırken, ağustosta nitelikli tesislerde doluluk yüzde 90-95’in üzerine çıktı.
Dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çeken Antalya’da turizm hareketliliği yılın en yoğun döneminde. Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Hakan Saatçioğlu, kentin ocak-temmuz döneminde 8 milyon 359 bin yabancı ziyaretçiyi ağırladığını, 1 Ağustos’ta ise 103 bin 200 yabancı ziyaretçiyle 2026 yılının günlük giriş rekorunun kırıldığını söyledi.
Saatçioğlu, ocak-temmuz dönemindeki yabancı ziyaretçi sayısının geçen yılın aynı döneminin yaklaşık yüzde 7 gerisinde kaldığını, temmuz ayından itibaren ise toparlanma yaşandığını belirtti. Saatçioğlu, ❝1 Ağustos’ta 103 bin 200 yabancı ziyaretçiyle 2026 yılının günlük giriş rekorunun kırılması, ağustos ayında nitelikli tesislerde yüzde 90-95’in üzerindeki doluluklar hareketliliğin önemli göstergesi. Ancak rekor bir gün veya yüksek ağustos doluluğu, sezonun ilk aylarında yaşanan kaybı ortadan kaldırmıyor❞ dedi.
Saatçioğlu, yılın ilk 7 ayında Rusya pazarının yaklaşık yüzde 2,4, Almanya’nın yüzde 6 ve İngiltere’nin yüzde 12 geçen yılın gerisinde kaldığını aktardı. Temmuz ayında Rusya pazarında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artış yaşandığını belirten Saatçioğlu, bunun toparlanmanın başladığını gösterdiğini ifade etti.
Jeopolitik gelişmeler, Rusya-Ukrayna savaşının sürmesi, Orta Doğu’daki gelişmeler ve kaynak pazarlardaki ekonomik belirsizliğin talebi etkilediğini vurgulayan Saatçioğlu, döviz kurlarının olması gereken seviyede bulunmadığını ve maliyetlerin enflasyon karşısında arttığını söyledi.
Ağustos ayının güçlü geçtiğini ve eylül rezervasyonlarının olumlu göründüğünü belirten Saatçioğlu, yıl sonuna doğru geçen yılla farkın daralmasını beklediklerini ancak ilk aylardaki kaybın tamamen kapanacağını söylemenin şu aşamada erken olduğunu kaydetti. Saatçioğlu, ❝Önemli olan sadece bu yılı kurtarmak değil, 2027 satışlarına girerken ana pazarlarımızdaki rekabet gücümüzü yeniden güçlendirmektir❞ dedi.
Turist sayısından daha önemli sorunun maliyet-kur-gelir dengesi olduğunu ifade eden Saatçioğlu, personel, gıda, enerji ve işletme giderlerinin hızla arttığını, döviz gelirlerindeki artışın maliyet yükselişini aynı oranda karşılamadığını belirtti. Rezervasyonların son dakikaya kalmasının otellerin gelir yönetimini zorlaştırdığını dile getiren Saatçioğlu, doluluk artarken ortalama oda fiyatı ve kârlılığın aşağı çekilebildiğini ifade etti.
Antalya’nın fiyat-performans avantajının güçlü olduğunu ancak her pazarda “en ucuz destinasyon” olmadığını belirten Saatçioğlu, güncel Alman satış verilerinde Antalya’nın bazı Yunan adaları ve Mallorca’dan daha rekabetçi göründüğünü, Mısır’ın ise daha düşük fiyat sunabildiğini söyledi. Saatçioğlu, ❝Hedefimiz ucuz olmak değil, ödediği paranın karşılığında misafire rakiplerimizden daha fazla değer sunmak olmalı❞ ifadelerini kullandı.
Antalya kıyılarındaki mikroplastik ve deniz kirliliği iddialarına da değinen Saatçioğlu, şu aşamada bu durumun rezervasyon davranışlarını etkileyen yaygın bir turist endişesine dönüştüğüne dair veri bulunmadığını söyledi. Rusya Tur Operatörleri Birliği’nin aktardığı bilgilere göre Alanya bölgesinde Rus turistlerin deniz ve plaj temizliği konusunda yaygın şikâyetinin bulunmadığını belirten Saatçioğlu, ❝Deniz, Antalya turizminin en önemli sermayelerinden biridir. Mikroplastik ve deniz kirliliğini yalnızca çevre sorunu değil, doğrudan destinasyonun geleceğiyle ilgili bir turizm meselesi olarak görmeliyiz❞ diye konuştu.