Sağlık emekçilerinin haklı taleplerini dile getiren İrfan Kalyoncu, yaptığı basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bizlerde tüm Türkiye’de kamularda çalışan devlet işçileri gibi kamu işçileriyiz. Genel sorunlarımız ve geçim sıkıntılarımız hep aynı üstelik bizler sağlık işçisiyiz ve tüm insanlığa insanların hepimizin sağlığına hizmet veren ekibin bir parçasıyız. Bütün olan bir ekipten bir parça eksik olursa ekip aksar, tökezler ve işlevsiz hale gelir. Biz bugün yaşadığımız güncel sorunları, sıkıntıları gerek işyerinde gerek yaşantımızda ve gerekse evimizde olan yangınları anlatmak, haykırmak ve sesimizi duyurmak için burada toplandık. Çünkü hayat şartları oldukça zor ve gittikçe zorlaşıyor. Her gün bir şeylere zam geliyor, her gün aldığımız paranın alım gücü eriyor. Bizler aylık aldığımız maaşı ay sonuna yetiştiremiyoruz. Aybaşında aldığımız ürünü ay sonunda aynı fiyattan alamıyoruz. Onun için diyoruz ki;
Maaşımızdan kesilen vergi dilimi %20 %27 %35‘lere çıkmasın % 10’da sabitlensin. Az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınsın. Ocak ayında almış olduğumuz maaşımız aralık ayına gelince kuşa dönmesin erimesin. Ocak ayında almış olduğumuz maaşı en azından aralık ayında da aynı vergi diliminden alalım. Enflasyonun arttığı bir ortamda aylık çıkan enflasyon miktarı bir sonraki ay yevmiyemize maşımıza yansısın, en azından alım gücümüz dengelenmiş olur.
İşçi maaşlarımızın hastanelerin, kurumların döner sermayelerinden değil maliye bakanlığı genel bütçesinden olmasını istiyoruz. Kurum döner sermayesinden alınan maaş ve diğer haklarda her zaman işverenlerle karşı karşıya gelmekten yoruluyoruz. Acaba bu ay döner sermayede para var mı? İkramiyemiz, fazla çalışmamız yatacak mı? Diye düşünmek istemiyoruz.
Günlük yevmiyelerimiz çok düşük kaldı. 01.01.2024 tarihinden itibaren ek protokolün yeniden değerlendirilip maaşlarımızın yaşanabilir seviyede olmasını istiyoruz. Açlık sınırının 16.000 TL’yi aştığı, yoksulluk sınırının 50.000 TL’ye dayandığı yerde en azından yoksulluk sınırında maaş almak istiyoruz.
İşyerlerimizde işçi memur ayrımının olmaması gerekir, eşit işe eşit ücret verilmesini talep ediyoruz.
Çalışma şartlarımızdaki ara dinlenmeleri ve iş çıkışı saatlerinde işçi memur ayrımı yapılmamalı. Çünkü tüm personel haftalık 40 saat çalışıyor.
İşçilerimizin fiili yaptıkları işlere göre işveren tarafından SGK’ya meslek kodlarının bildirilmesini istiyoruz.
Hükümet tarafından memur ve emeklilere yapılan %49.25’ lik zam oranına göre işçilerimizin almış oldukları %32.57’lik zam farkının %16.68 kısmının yevmiyelerimize yansıtılmasını talep ediyoruz.
Biyolog, hemşire, kimyager, paramedik, ATT, cerrahi teknikeri, anestezi teknikeri, radyoloji teknikeri, patoloji ve laborant olarak döner sermemeye doğrudan katkısı olan işçi personellerimizin de memur karşılığı olan personellerle aynı haklara sahip olmasını istiyoruz.
Hastane bünyesinde tüm bürolarda ve polikliniklerde çalışarak görevlerinin dışındaki işleri dahi itiraz etmeden yapan, sağlıkçı memur veya büro memuru gibi çalışıp emek harcayan işçilerimizin haklarında aynı görevi yapan memur personellerle eşitlenmesini istiyoruz.
Tüm işçi personellerimize tıpkı memur personellerde olduğu gibi eğitim durumlarına göre ek ücret talep ediyoruz.
Aile bütünlüğünün korunması için tayin veya becayiş hakkı istiyoruz.
Taşerondan kadroya geçen işçilerin kâbusu olan 696,375 sayılı kanun hükmünde kararnamenin maddelerinin kalkmasını istiyoruz.
Hastane bünyesinde çalışan tüm işçilerimizin sağlık risk primi almasını istiyoruz. Çünkü pandemi döneminde pandemi parasını sadece sağlıkçı memurlara verdiler para işine gelince bizlere sağlıkçı değilsiniz dediler. Ancak izin kullanmak istediğimizde siz sağlıkçısınız bu dönemde çalışmak zorundasınız. İzin olmaz dediler. Bizleri sadece alkışladılar.
Teknik elemanlara hizmet prim farkları talep ediyoruz.
İşyeri veya birim değişikliğinin işçinin görev tanımına ve mesleğine göre yapılmasını istiyoruz.
Güvenlik görevlisi işçi personellerimizin sağlık veya kendi elinde olmayan sorunlardan ötürü güvenlik işi yapamaması durumunda iş akdinin fes edilmemesi ve idari birimlerde çalıştırılması işinin devam ettirilmesini istiyoruz.
İşletme toplu iş sözleşmesi ve kanuna göre işçinin fazla çalışma karşılığı izinle takas edilemez. İşçi isterse ve bunu kabul ederse yapılabilir. Bunun düzeltilmesini istiyoruz.
İşçinin hastalanması durumunda çalıştığı hastanedeki hekimlerin rapor, istirahat vermesi durumunda kanunlara uygun olarak davranılması rapor veya istirahat verilmesi durumunda hekim kararına saygı duyulmasını istiyoruz.
İşyerinde çalışan işçilerimizin koruyucu iş giysilerinin, iş elbiselerinin işveren tarafından karşılanmasını istiyoruz.
Hastanelerimizde çalışan personellerimize ve birinci derece yakınlarına muayene, tedavi ve diğer ücretlerde kolaylık sağlanması, personellerimizden ve birinci derece yakınlarından muayene vb. ücretlerin alınmamasını talep ediyoruz.
Hastaneler bünyesinde çalışan işçilerimizin kurumların diğer personelleri gibi devlet kadrosunda olduğunun ve artık taşeron işçisi olmadığının bilinmesini işverenler veya sorumlular tarafından benimsenmesini istiyoruz.
Hastanelerimizde çalışan devlet işçisi olarak kadrolu görev yapan tüm personellerin hastanelerdeki işleyişin bir parçası ve en büyük çözüm ortağı olduğunun işverenler ve sorumlular tarafında da bilinmesi ve ona göre davranılmasını istiyoruz.
İşveren tarafından işletme toplu iş sözleşmesi maddelerine ve kanunlara göre hareket edilmesini istiyoruz.
Diş Hekimliği Fakültesi Hastanesindeki keyfi uygulamaların başhekimin kararına göre olmayacağının ve hukuki sürecin başladığının bilinmesini buradan söylüyoruz. Bu fakültede de en kısa zamanda basın açıklamasıyla yaşatılan haksızlıkları anlatacağımızın bilinmesini istiyoruz.
Kısacası biz iş barışı istiyoruz. İnsanca yaşanacak, ailemizi geçindirecek ücret istiyoruz. İşyerimize ve işimize sahip çıkıyoruz. Çalışıyoruz, emek ve alın teri harcıyoruz. Çalmıyoruz sadece çalıştığımızın karşılığını eşit ölçüde alıp refahta buluşmak istiyoruz.
Basın açıklamasının ardından, çok sayıda sağlık işçisi sloganlar atarak, taleplerini, sorunlarını hastane yönetimine duyurmaya çalıştılar. Basın açıklaması olaysız bir şekilde dağıldı.
Genç belediye başkanlarının, enerjileriyle ve nesil bir bakış açısıyla ortaya koyacakları performansın Türkiye siyasetine yeni bir yön çizeceğine inandığını vurgulayan İmamoğlu, “Genç arkadaşlarımızın konusu, sadece belediye başkanlığı görevini yerine getirmek değil, aynı zamanda çok yenilikçi adımlarla beldesine, ilçesine sunacağı farklı projelerle, katkılarla, ‘Biz daha iyi yönetebiliriz’ noktasında gençlere, genç nesle...
Bikini modeli, vücut geliştirme şampiyonu, beslenme uzmanı ve profesyonel sporcu olarak genç yaşına pek çok başarı sığdıran Ukraynalı Valeria Kondratenko, kariyerine Türkiye’de devam etme kararı aldı. Uzun süredir gelinlik ve iç çamaşırı modelliği yapan Valeria modellik kariyerine “hobi” olarak başladı. Ukrayna’da 4 yılı tıp fakültesinde ve sonrasında Beden Kültürü Üniversitesi’nde...
MHPTeşkilatı, Ramazan Bayramı’nın ikinci gününde düzenlenen bayramlaşma programında bir araya geldi.Samsun İl Başkanıparti teşkilatı ile bayramlaşırken, MHP MYK üyesi Mustafa Çavuş, MDK üyesi Ceyhun Çatalsakal, Alaçam Belediye Başkanı Ramazan Özdemir, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, MHP Belediye Meclis Üyeleri, İlçe Başkanları, İl ve İlçe Yönetim Kurulu üyeleri, Samsun Ülkü Ocakları...
Renkli ve neşeli atmosferde geçen matinede, katılımcı kadınlar, Anıl Aydınlıgil Duran’ın müzikleri eşliğinde dans edip eğlendi. Belediye Başkanı Ali Kemal Deveciler ve Belediye Başkan Yardımcısı Ayten Tuna, Anneler Günü’nün anlam ve önemini vurgulayan samimi konuşmalarıyla duygusal bir atmosfer oluşturdu. Programın ilerleyen bölümünde, Başkan Yardımcısı Ayten Tuna, sahneye çıkarak sanatçı Anıl...
50. Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı 22 Nisan Pazartesi günü kapılarını açacak. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl’ün ağacı sanata dönüştürmeye devam ettiğini ifade ederek; “Bu fuarda akıllı, fonksiyonel ve trend mobilyaları göreceksiniz” dedi. Mobilyanın Başkenti İnegöl, Uluslararası İnegöl Mobilya Fuarı için hazırlıklarını tamamladı. Bu yıl 50’nci kez kapılarını ziyaretçilerine açacak...
Çiğli Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nün organize ettiği etkinliğe yaşları 7 ile 12 yaş arasındaki çocuklar yoğun ilgi gösterdi. Etkinlikte, “Geleceğin İçin Çevrene Bak, Daha Yeşil Bir Dünya Bizim Elimizde ve Çevreyi Korumak Doğamızda Var” temalı grafiti çalışmaları yapıldı. Başkan Onur Emrah Yıldız ve çocuklar daha yeşil bir dünyayı temsilen boyaya...