Eğitimci-Yazar Murat Anar, Irak’ın Türkiye için tarihi, kültürel ve jeopolitik önemine dikkati çekerek, Musul-Kerkük rezervleri ve Kalkınma Yolu projesinin iki ülke ilişkilerini güçlendireceğini belirtti.
Eğitimci-Yazar Murat Anar, “Türkiye: Irak’ın Jeopolitik Anahtarı ve Dünya’ya Açılan Kapısı” başlıklı yazısında Irak’ın Türkiye için önemini değerlendirdi. Anar, Irak’ın petrol ve doğalgaz rezervleri, jeopolitik konumu ve Türkiye ile tarihi bağlarına işaret etti.
Anar, Musul ve Kerkük’te günlük yaklaşık 300 bin varil, yılda yaklaşık 110 milyon varil petrol çıkarıldığını; Irak’ın dünyanın en büyük 6. petrol ülkesi olduğunu aktardı. Irak’ın petrol rezervinin 143 milyar metreküp olduğunu, bunun 45 milyar metreküpünün Musul’da, 10 milyar metreküpünün Kerkük’te bulunduğunu ifade etti. Anar, Irak’ın tahmini doğalgaz rezervinin 3.2 milyar metreküp olduğunu ve bunun Türkiye’nin 300 yıllık doğalgaz ihtiyacına denk geldiğini kaydetti.
Türkiye’nin bölgede istikrarın adı haline geldiğini belirten Anar, Irak Türkmen Cephesi Lideri Mehmet Seman Ağa’nın Kerkük Valisi olmasıyla iki ülke ilişkilerinin ivme kazandığını, bu kapsamda beş işbirliği anlaşması imzalandığını hatırlattı. Anar, eğitim, gençlik ve spor, sanayi ve teknoloji, Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı üzerinden demiryolu ve karayolu taşımacılığı ile doğal kaynaklar karşılığında ulaştırma altyapısının geliştirilmesi konularındaki anlaşmalara dikkati çekti.
Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği, Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin Türkiye’ye günlük 1 milyon varil petrol tedarik etme teklifinin toplantının önemli gündem maddelerinden olduğunu aktardı.
Anar, Türkiye’nin yeni oluşan ticaret yollarının vazgeçilmezi olduğunu, Şanghay İşbirliği Örgütü’ndeki etkinliğiyle Orta Ticaret Yolu’nu oluşturduğunu, Zengezur Koridoru’yla da Türk Devletleri ve Ermenistan’a kapı açtığını söyledi. Irak’la gerçekleştirilecek Kalkınma Yolu projesinin, Irak’ı Avrupa’ya, Türk Devletleri’ne, Rusya ve Çin’e açacağını ifade etti.
Yazısında Türk Dünyası’nın beklentilerini de sıralayan Anar, Türklerin Türk Devletleri’ne vizesiz seyahat edebilmesi gerektiğini, “Türk Soylu Yabancılar” tabirinin kaldırılması gerektiğini belirtti. Türk Dünyası medyası ve diasporasının ortak hareket etmesi için projeler üretilmesi, Türk kültürünü aktaran çizgi ve animasyon filmlerinin her Türk lehçesinde yapılması, ortak dijital platform kurulması ve TÜDSES’in tanıtılması gerektiğini kaydetti.
Anar, “Türk’ün güçlü olduğu yerde adalet vardır, Türk’ün güçlü olduğu yerde mazluma umut vardır, Türk’ün güçlü olduğu yerde huzur vardır.” ifadesiyle değerlendirmesini tamamladı.