Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması, uluslararası jeopolitik tartışmaları beraberinde getirdi. Azerbaycan Yeni Çağ Medya Grubu Başkanı Agil Alesger, anlaşmanın İslam dünyasında yeni bir güç ekseni oluşturabileceğini söyledi.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması, Ankara’nın sınırlarını aşarak uluslararası jeopolitik tartışmaların merkezine yerleşti. Ortadoğu’dan Güney Asya’ya uzanan hatta uzmanlar, bu adımın İslam dünyasında yeni bir güç ekseninin başlangıcı olup olmadığını tartışıyor.
Türk İnternet Medya Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Azerbaycan Yeni Çağ Medya Grubu Başkanı Agil Alesger’in yayımladığı analiz, tartışmalara farklı bir boyut kazandırdı. Alesger, Mekke Anlaşması’nın sıradan bir askeri protokol olmadığını belirtti.
Alesger, anlaşmanın üç ülkenin stratejik güçlerini ilk kez aynı zeminde buluşturduğunu ifade etti. ❝Pakistan’ın nükleer caydırıcılığı, Türkiye’nin savunma sanayiindeki teknolojik üstünlüğü ve Suudi Arabistan’ın büyük ekonomik gücü ilk kez aynı stratejik zeminde buluşuyor. Burada mesele tek tek ordular değil, ortak güvenlik ve ortak güç modelidir.❞ dedi. Türkiye’nin İHA-SİHA teknolojileri, Pakistan’ın stratejik kapasitesi ve Suudi Arabistan’ın yatırım gücünün bölgede yeni bir güç dengesi oluşturabileceğini savundu.
Alesger, kamuoyundaki ❝biri savaşa girerse diğerleri onun yerine savaşacak❞ yorumlarının yanlış olduğunu vurguladı. Pakistan’ın yaklaşık 650 bin, Türkiye’nin 450 bin, Suudi Arabistan’ın ise 300 bini aşkın aktif askeri personele sahip olduğunu hatırlatan Alesger, anlaşmanın asıl hedefinin savunma sanayii iş birliği, askeri teknoloji transferi, istihbarat paylaşımı ve lojistik koordinasyon olduğunu kaydetti.
Azerbaycan boyutuna da değinen Alesger, Şuşa Beyannamesi’nin Türkiye ile Azerbaycan arasında güçlü bir ortak savunma zemini oluşturduğunu söyledi. Türkiye’nin Katar ile yürüttüğü askeri iş birliğini hatırlatan Alesger, ilerleyen süreçte Katar ve Azerbaycan’ın bu platforma yakınlaşabileceğini, ardından Mısır’ın da gündeme gelebileceğini değerlendirdi.
Alesger, analizinin sonunda şu ifadeleri kullandı: ❝Mekke’de atılan imza yalnızca üç ülkenin anlaşması değildir. Bu, İslam dünyasında savunma sanayii, ekonomik güç ve stratejik güvenliği aynı çatı altında birleştiren yeni bir jeopolitik eksenin habercisidir.❞