Türkiye’deki bazı üniversitelerde, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından belirlenen kontenjanların çok üzerinde öğrenci kabul edildiği ve bu durumun eğitim kalitesi ile altyapıda ciddi sorunlara yol açtığı ortaya çıktı.
İstanbul Üniversitesi, Ankara Üniversitesi ve Ege Üniversitesi gibi köklü devlet üniversitelerinde, bazı bölümlerde YÖK kontenjanlarının yüzde 50’ye varan oranlarda aşıldığı tespit edildi. Bu durum, dersliklerin aşırı kalabalıklaşmasına, laboratuvar ve kütüphane gibi ortak kullanım alanlarında yoğunluğa ve akademik personel başına düşen öğrenci sayısının artmasına neden oluyor.
### Kontenjan Aşımlarının Nedenleri
Sorunun temelinde, üniversitelerin ek yerleştirme ve yatay geçiş gibi kanallarla fazladan öğrenci alması olduğu belirtiliyor. Bir üniversite yetkilisi, “Merkezi yerleştirme dışındaki yollarla gelen öğrenci sayısı, kontenjan planlamasını alt üst edebiliyor. Bu, genellikle bütçe ihtiyacı veya bölümlerin kapanma riskine karşı alınan bir önlem olarak görülüyor” ifadelerini kullandı. YÖK kaynakları ise, üniversitelerin özerkliği gereği kontenjan uygulamalarında inisiyatif kullanabildiklerini, ancak bunun denetim mekanizmalarıyla kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.
### Eğitim Kalitesi ve Altyapı Üzerindeki Etkiler
Fazla öğrenci kabulü, eğitim-öğretim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Sınıflardaki yoğunluk, öğrenci-akademisyen etkileşimini azaltırken, fiziki altyapı da bu yükü kaldırmakta zorlanıyor. İstanbul’daki bir devlet üniversitesinde okuyan bir öğrenci, “200 kişilik derslikte 300 kişi ders görmeye çalışıyor. Sıralara sığmayanlar ayakta dinliyor veya koridordan takip etmek zorunda kalıyor” diyerek durumu özetledi.
### Yetkililerden Gelen Açıklamalar ve Çözüm Arayışları
Konuya ilişkin YÖK’ten yapılan yazılı açıklamada, “Üniversitelerimizdeki kontenjan kullanımları düzenli olarak izlenmektedir. Tespit edilen aşırılık durumlarında ilgili üniversiteler uyarılmakta ve gerekli tedbirleri almaları istenmektedir” denildi. Açıklamada, kalite güvence sistemleri kapsamında bu konunun da denetim kriterleri arasına alınacağı bilgisi paylaşıldı.
Eğitim uzmanları ise sorunun sürdürülebilir olmadığı görüşünde. Bir eğitim sendikasının temsilcisi, “Bu uygulama, kısa vadeli bir kaynak ihtiyacı için, uzun vadede eğitimin kalitesinden ve üniversitelerin itibarından fedakarlık etmek anlamına geliyor. Acilen kontenjan denetimleri sıkılaştırılmalı ve üniversitelere daha gerçekçi bütçe planlamaları yapılmalı” çağrısında bulundu.
Üniversitelerdeki aşırı doluluk oranlarının, önümüzdeki akademik yıl için yapılacak kontenjan planlamalarına da yansıyacağı ve YÖK’ün bu konuda üniversitelerle daha koordineli çalışacağı öğrenildi.