Halk kültüründe baharın müjdecisi olarak kabul edilen cemrelerin ilki, 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düşerek doğanın uyanışını işaret ediyor.
Cemrelerin ilkinin 19-20 Şubat tarihlerinde havaya düşmesiyle bahar mevsiminin ilk işaretleri görülmeye başlandı. Halk kültüründe baharın gelişinin simgesi olarak kabul edilen cemreler, birer hafta arayla önce havaya, ardından suya ve son olarak toprağa düşüyor.
“Ateş”, “kor” ve “köz” anlamlarına gelen cemrenin, birer hafta arayla düştüğü ve kışın ardından hava, su ve toprağı ısıttığına inanılıyor. Bu inanış, sadece Türk kültüründe değil, Orta Asya’dan Arap coğrafyasına, Çin’den Yunanistan’a kadar geniş bir coğrafyada benzer tarihlerle yer alıyor ve birçok toplumda yılın bu dönemleri sıcaklık artışının başlangıcı olarak değerlendiriliyor.
Türk Dil Kurumu’na göre cemre, ❝Şubat ayında birer hafta arayla havada, suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi❞ olarak tanımlanmaktadır. Geleneksel takvime göre cemrelerin düşmesi, baharın habercisi olarak kabul edilen Nevruz’un yaklaştığına da işaret etmektedir.
Bu dönem, özellikle hayvancılıkla uğraşanlar için kış boyunca kapalı alanlarda tutulan hayvanların yeniden otlaklara kavuşacağı zamanın yaklaştığını göstermektedir. Tarımla geçinenler için ise toprağın işlenmeye hazır hale geldiği ve ekim faaliyetlerine başlanabileceği süreci ifade etmektedir.