Küresel jeopolitik riskler ve ABD politikalarındaki belirsizlikler, yatırımcıları güvenli liman olarak gördükleri gümüşe yönlendirerek fiyatlarında hızlı yükselişe neden oldu.
Jeopolitik risklerin devam etmesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın ticaret politikaları kaynaklı belirsizlikler ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bağımsızlığına dair endişeler, küresel piyasalarda güvenli liman varlıklara olan talebi artırdı. Bu durum, özellikle gümüş fiyatlarında belirgin bir yükseliş ivmesi yarattı.
Fed’in faiz indirim beklentilerinin sürmesi ve ABD politikaları nedeniyle doların değer kaybetmesi, gümüş fiyatlarındaki artışı destekleyen diğer önemli faktörler arasında yer aldı.
ABD yönetiminin Grönland konusundaki tutumu ve Venezuela ile İran kaynaklı jeopolitik gerilimler, emtia piyasalarında değerli metallere olan ilgiyi yoğunlaştırdı. Yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşma eğilimi, gümüşe olan yönelimi güçlendirdi.
Gümüş fiyatlarındaki bu hareketlilikte, Çin’den gelen talep artışı da etkili oldu. Buna ek olarak, madenlerden elde edilen gümüş miktarının beklenen artan talebi karşılamayacağına dair oluşan arz endişeleri de piyasada fiyatları yukarı çekti.
ABD’ye yönelik olası gümrük tarifeleri spekülasyonları nedeniyle yatırımcıların gümüşü ABD dışına taşıma eğilimi, arz kaygılarını derinleştirdi. Gümüş, güneş panelleri, elektronik cihazlar, elektrikli araçlar ve yeşil enerji projeleri gibi sektörlerde kritik bir rol oynamaktadır.
Fotovoltaik paneller, veri merkezlerinin elektrifikasyonu ve sanayi üretimi gibi alanlardaki güçlü kullanım, gümüşün endüstriyel talebinin yüksek kalmasını sağlamaktadır. Perakende yatırımcıların yanı sıra merkez bankaları ve kurumsal alıcıların da gümüş talebine katkıda bulunduğu gözlemleniyor.
Geçtiğimiz yıl ons bazında %146 değer kazanarak 1979’dan bu yana en hızlı yükselişini kaydeden gümüş, son dönemdeki rekor seviyeleriyle yatırımcıların odağında olmayı sürdürüyor.