Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizinde indirim kararı alarak faiz koridorunda da ayarlama yaptı; gecelik borç verme ve borçlanma faiz oranlarını düşürdü.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından alınan kararla, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yanı sıra faiz koridorunda da aşağı yönlü düzenlemeler gerçekleştirildi. Bu düzenlemeler kapsamında, TCMB’nin gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 41’den yüzde 40’a, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise yüzde 36,5’ten yüzde 35,5 seviyesine çekildi.
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) tarafından yapılan açıklamada, aralık ayında enflasyonun ana eğiliminde bir gerileme gözlemlendiği belirtildi. Ancak, ocak ayına ilişkin öncü göstergelerin gıda fiyatları etkisiyle aylık tüketici enflasyonunda artışa işaret ettiği ifade edildi. Kurul, ana eğilimdeki artışın ise sınırlı kaldığını değerlendirdi.
Açıklamada, enflasyon beklentilerinde ve fiyatlama davranışlarında iyileşme sinyalleri olmasına rağmen, bu unsurların dezenflasyon süreci için risk oluşturmaya devam ettiği vurgulandı. TCMB, fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunun devam edeceğini belirtti. Bu duruşun, talep, döviz kuru ve beklenti kanalları aracılığıyla dezenflasyon sürecini destekleyeceği kaydedildi.
TCMB, sonraki politika kararlarının enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilim ve beklentiler dikkate alınarak, ara hedeflerle uyumlu bir şekilde belirleneceğini duyurdu. Kurul, enflasyon görünümünün hedeflerden belirgin biçimde sapması durumunda para politikasının yeniden sıkılaştırılabileceği bilgisini paylaştı.
Alınan kararlar çerçevesinde, kredi ve mevduat piyasalarında öngörülemeyen gelişmeler yaşanması halinde, parasal aktarım mekanizmasının ek makroihtiyati adımlarla destekleneceği ifade edildi. TCMB, likidite koşullarını yakından izleyeceğini ve gerekli araçların etkin biçimde kullanılacağını da aktardı.
Merkez Bankası, politika kararlarının orta vadede enflasyonu yüzde 5 hedefine ulaştırmak amacıyla gerekli parasal ve finansal koşulları sağlamayı hedeflediğini ve kararların veri odaklı, öngörülebilir ve şeffaf bir çerçevede alınacağını kamuoyuyla paylaştı.