HTŞ’nin ilan ettiği ateşkes, duyurulduktan kısa süre sonra SDG tarafından bildirilen çatışmalarla ihlal edildi.
HTŞ’nin 20 Ocak akşamı saat 20.00 itibarıyla geçerli olacağını duyurduğu ateşkes girişimi, saha raporlarına göre kısa sürede bozuldu. SDG Basın Merkezi, ateşkesin başlamasından yaklaşık bir saat sonra HTŞ’ye bağlı silahlı grupların Haseke’nin güneyinde, Tel Barud köyüne ağır silahlarla saldırı düzenlediğini duyurdu. Aynı zamanda Zarkan beldesi de ateşkesin yürürlüğe girmesiyle yoğun topçu atışlarına maruz kaldı ve bölgede insansız hava aracı (İHA) hareketliliği gözlemlendi.
Suriye’deki gerilim, Kamışlı kentindeki sivil altyapıyı da hedef aldı. Kamışlı’da bulunan Kalp ve Göz Hastanesi’nde art arda üç patlama yaşandı. Yerel kaynaklar, hastanenin keşif uçakları tarafından hedef alındığını ve ardından bomba yüklü bir motosikletin patlatıldığını aktardı. Bu saldırılar bölgede yaşayan siviller arasında paniğe neden oldu.
HTŞ yönetiminin saldırıları ve kuşatması altında bulunan Kobane’de durumun ağırlaştığı bildirildi. Kentte elektrik ve internet bağlantılarının kesilmesi, temel ihtiyaç maddelerinde sıkıntıya yol açtı. Kobaneli ekonomist Mustafa Xelil, kuşatmanın sürmesi halinde kentin ciddi bir insani felaketle karşı karşıya kalacağını belirtti. Xelil, ❝Şehir tamamen kuşatılmış durumda. Elektrik, su yok; çarşı ve pazarlarda yiyecek kalmadı. Bu durum birkaç gün daha sürerse büyük bir felaket yaşanır❞ ifadelerini kullandı.
Sahadaki bu gelişmeler sürerken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye’deki mevcut durum hakkında telefon görüşmesi gerçekleştirdiği rapor edildi. Görüşmede Erdoğan’ın, Suriye’nin toprak bütünlüğünün Türkiye için önemini vurguladığı bilgisi paylaşıldı.
HTŞ, 18 Ocak’ta tek taraflı olarak “tam entegrasyon ve ateşkes” ilan etmişti; ancak SDG bu anlaşmayı imzalamamıştı. 19 Ocak’ta SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi, HTŞ lideri Colani ve ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack arasındaki görüşmeler olumsuz sonuçlanmıştı. Bu görüşmenin ardından HTŞ güçleri Kobane’yi kuşatma altına almıştı.
ABD Özel Temsilcisi Tom Barrack, ateşkesin duyurulduğu saatlerde yaptığı bir açıklamada, HTŞ yönetiminin IŞİD Karşıtı Koalisyona katılmasıyla ❝ABD-SDG ortaklığının mantığının değiştiğini❞ öne sürdü. Barrack, entegrasyon sürecinin Kürtler için ❝tanınmış bir Suriye devleti içinde kalıcı haklar ve güvenlik elde etmenin en güçlü yolu❞ olduğunu savundu.
Öte yandan SDG, uluslararası toplumun sorumluluklarını yerine getirmemesi ve güvenlik risklerinin artması gerekçesiyle, Haseke’de tutulan binlerce IŞİD’li ve ailelerinin bulunduğu El Hol Kampı’ndan çekildiğini açıkladı.