Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev’in açıklamaları, uluslararası ilişkilerde gücün ve ittifakların hukukun önüne geçtiği yönündeki güncel jeopolitik değerlendirmeleri ön plana çıkardı.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in yerli televizyonlara verdiği röportajda, mevcut uluslararası sistemin işleyişine dair sert değerlendirmelerde bulunduğu belirtildi. Azerbaycan Basın Konseyi Yönetim Kurulu Üyesi Agil Alesger, Aliyev’in sözlerini analiz ederek, uluslararası düzenin temel dinamiklerini ele aldı.
Aliyev, röportajında uluslararası hukukun mevcut durumuna ilişkin, ❝Bugün dünyada uluslararası hukuk diye bir şey yoktur. Bunu herkes unutsun. Güç vardır, iş birliği vardır, müttefiklik vardır, karşılıklı destek vardır❞ ifadelerini kullandı. Bu açıklama, hukukun ancak güç ve siyasi irade ile desteklendiğinde anlam kazandığı yönündeki analizin temelini oluşturdu.
Cumhurbaşkanı Aliyev’in analizi, güncel çatışma bölgelerindeki gelişmelerle örtüşmekte olup, uluslararası kararların uygulanabilirliğinin ancak siyasi ve askeri güç ile mümkün olduğunu gösteriyor. Aliyev, ❝Eğer güçlü değilsen, haklı olmanın hiçbir önemi yoktur❞ şeklindeki tespitiyle, Azerbaycan’ın son otuz yıllık tecrübesinden çıkan stratejik dersi küresel ölçekte formüle etti.
Bu çerçevede, günümüz dünyasında güvenlik meselesinin tüm uluslar için bir numaralı öncelik haline geldiği vurgulandı. Devletlerin uluslararası alanda konumlarını hukuki argümanlar yerine güç yapıları üzerinden sağladığı belirtildi. Ancak bu gücün tek başına zor kullanımı değil, iş birliği ve müttefiklik ile dengelenmesi gerektiği de aynı anda ifade edildi.
Aliyev’in açıklamaları, Türk Devletleri Teşkilatı’nın gelecekteki rolüne dair stratejik bir çerçeve çizdi. Cumhurbaşkanı, teşkilatın artık sadece kültürel bir yapı değil, stratejik ve güvenlik temelli bir koordinasyon alanı olarak ele alınması gerektiğini belirtti. ❝Neden Türk devletleriyle sadece ekonomik alanda iş birliği yapalım? Güvenlik herkes için temel meseledir❞ sözleri, askeri iş birliği konusuna dikkat çekti.
Gabala’da gerçekleştirilen toplantı bu stratejik yaklaşımın somut bir yansıması olarak gösterildi. Bu görüşmenin, Türk devletleri arasında karşılıklı güveni güçlendirdiği ve ortak güvenlik algısının inşa edildiği bir zemin oluşturduğu kaydedildi. Azerbaycan’ın bu süreçteki organizasyon rolü, ülkenin lokomotif pozisyonunu pekiştirdi.
Zengezur Koridoru meselesinin bölgesel olmaktan öte, küresel güç merkezlerinin ilgilendiği bir konu olduğu belirtildi. Aliyev’in eski ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı bir görüşmeye atıfta bulunarak, ❝Trump Zengezur koridoruna kendi ismini verdiği için inanıyorum ki, yakında bu yol açılacaktır❞ demesi, projenin jeopolitik önemini ortaya koydu.
Cumhurbaşkanı, Kazakistan ve Özbekistan ile gelişen ilişkilerin Türk dünyasının geleceği açısından önemini vurgularken, Azerbaycan’ın bu hatta enerji ve ulaşım bağlayıcısı rolüne işaret edildi. Öte yandan, Filistin meselesine yaklaşımda devlet sorumluluğunun esas alındığı belirtildi. Aliyev, geçmişte Azerbaycan’ın zor durumda kaldığında destek görmediğini belirterek, Filistin konusundaki tutumlarının ilkesel ve ölçülü olduğunu ifade etti. Azerbaycan’ın Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda Filistin devletinin kurulmasını her zaman desteklediği hatırlatıldı.