ABD Merkez Bankası kararları ve jeopolitik riskler, altın fiyatlarını yıl boyunca yükselterek 1979’dan bu yana en güçlü ikinci yıllık artışını getirdi.
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirim döngüsüne girmesi ve geçen yıl toplamda 75 baz puan faiz indirimi gerçekleştirmesi, küresel merkez bankalarının altın alımlarını artırması ve süregelen jeopolitik gelişmeler, altın fiyatlarını yukarı yönlü etkileyen ana faktörler oldu.
Piyasalar, Fed’in bu yıl içinde iki faiz indirimi yapacağı beklentisi taşırken, ABD Başkanı Donald Trump’ın faiz indirimlerini destekleyen açıklamaları, altına olan talebin canlı kalmasını sağladı.
Emtia piyasalarında tekrar öne çıkan altın, artan küresel jeopolitik riskler nedeniyle yatırımcıların sığınma tercihi oldu. Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD ile Venezuela arasındaki gerilimler, son dönemde altın üzerinde etkili faktörler olarak değerlendirildi.
Ayrıca, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme stratejileri kapsamında altın alımlarını sürdürmesi fiyat artışında belirleyici rol oynadı. Hindistan’da emeklilik fonlarının portföylerinin yüzde 1’ini onaylı altın ve gümüş ETF’lerine ayırma izni verilmesi de talebi destekleyen gelişmeler arasında yer aldı.
Yıla 2.0623 dolar seviyesinden başlayan ons altın, genel olarak yükseliş eğilimi sergiledi. Yılın büyük bölümünde değer kazanan emtia, aylık bazda sadece Temmuz ayında yüzde 0,39 gerileme kaydetti.
Yükseliş ivmesini sürdüren ons altın, Aralık ayında 4.549,94 dolar ile tarihi zirvesini yeniledi ve yılı 4.313 dolar seviyesinde kapattı. Bu performansla altın, 2025 yılı genelinde yatırımcısına yüzde 64,2 oranında getiri sağladı.
Bu getiri oranı, 1979 yılında kaydedilen yüzde 126,5’lik artışın ardından kaydedilen en yüksek yıllık kazanç olarak kayıtlara geçti.